AnkaraTrendHaber Ankara Ankara’da Trafik Sorunu 2026 Yılında Daha da Derinleşebilir

Ankara’da Trafik Sorunu 2026 Yılında Daha da Derinleşebilir

USAD Uzmanı Ali İmran Erseven, Ankara’da artan araç sayısı ve yetersiz altyapı nedeniyle 2026’da trafik sorununun daha da ağırlaşacağını söyledi.

4 Dakika
Okunma Süresi
KAYNAK: haber merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Ankara’da uzun süredir gündemde olan trafik sorunu, 2026 yılına girerken daha da büyüme riskiyle karşı karşıya. Uluslararası Strateji ve Araştırma Derneği (USAD) Kent Trafiği Strateji Uzmanı Ali İmran Erseven, gerekli önlemler alınmadığı takdirde başkentte ulaşımın içinden çıkılmaz bir hal alabileceğini belirtti. Erseven, “2026 için iyimser değiliz, önlem alınmazsa daha kötü günler gelecek” diyerek uyarıda bulundu.

USAD tarafından hazırlanan “Ankara Trafiği Stratejik Eylem Planı” kapsamında yapılan analizler, Ankara’daki mevcut ulaşım altyapısının artan araç sayısını karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

Ankara Trafiği İçin Stratejik Eylem Planı Hazırlandı

USAD tarafından hazırlanan eylem planının amacının, Ankara’daki trafik yükünü azaltmak, ulaşım sistemlerinin verimliliğini artırmak, çevresel etkileri en aza indirmek ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını sağlamak olduğu belirtildi.

Eylem planı hakkında açıklamalarda bulunan Ali İmran Erseven, çalışmanın Şehir ve Bölge Plancısı Dr. Semih Halil Emür ile birlikte hazırlandığını, akademisyenler ve ulaşım mühendislerinin analiz ve çözüm önerilerinin planın temelini oluşturduğunu söyledi.

Ankara’da Araç Yoğunluğu Türkiye Ortalamasının Çok Üzerinde

Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde 33,3 milyon araç bulunduğunu belirten Erseven, bunun 2,9 milyonunun Ankara’da olduğunu ifade etti. Bu verinin, Ankara’daki araç yoğunluğunun Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu gösterdiğini vurguladı.

“Türkiye genelinde her 2,6 kişiye bir araç düşerken, Ankara’da bu oran 1,5 kişiye bir araç seviyesinde. Bu durum özellikle mega projelerin bulunduğu bölgelerde kişi başına 3 araca kadar çıkabiliyor.” diyen Erseven, bu tablonun trafik sorununu kaçınılmaz hale getirdiğini dile getirdi.

“Hayalet Araçlar” Trafik Yükünü Artırıyor

Ankara trafiğini olumsuz etkileyen bir diğer unsurun ise “hayalet araçlar” olarak tanımlanan deprem bölgesine ait ve kiralık araçlar olduğunu belirten Erseven, bu araçların sayısının zaman zaman 500 bine kadar çıktığını söyledi.

Bu artışın özellikle ana arterlerde ve şehir giriş-çıkışlarında ciddi yoğunluk oluşturduğunu kaydeden Erseven, kontrolsüz araç artışının trafik sorununu daha da derinleştirdiğini ifade etti.

Çevre Yolu Bağlantıları Yetersiz Kaldı

Erseven, Ankara’da çözüm için ilk sırada çevre yolu bağlantı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Keçiören örneğini veren Erseven, ilçenin nüfusunun 1 milyona yaklaştığını, ancak çevre yoluna bağlantı çıkış sayısının yalnızca iki olduğunu belirtti.

“Günlük yaklaşık 120 bin araç bu istikamette seyrediyor. Bu yoğunluğu sadece 6 şerit ile yönetmeye çalışıyoruz. Alternatif bağlantı yolları oluşturulmadan bu sorunun çözülmesi mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Raylı Sistem ve Metro Eksiklikleri Dikkat Çekiyor

Ankara’daki raylı sistem ağının yetersiz olduğuna da dikkat çeken Erseven, Avrupa’daki başkentlerle kıyaslama yaptı.

Nüfusu 10 milyonun üzerinde olup da havalimanına metrosu olmayan başka bir başkent yok. Bu durum Ankara için ciddi bir eksikliktir.” diyen Erseven, raylı sistem yatırımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca kentin gelişim potansiyelinin merkezden dış bölgelere doğru dengeli şekilde yayılması gerektiğini vurguladı.

Mega Projelere Trafik Etki Analizi Şartı

Erseven, idari ve yerel yönetimlerin ortak kararıyla, Ankara’daki büyük projeler için zorunlu Trafik Etki Analizi yapılması gerektiğini ifade etti.

Özellikle 10 kat ve üzeri, 7 bin 200 metrekareyi aşan projelerde bu analizlerin zorunlu hale getirilmesinin şart olduğunu belirtti.

Kent genelindeki AVM’lerin de önemli bir trafik darboğazı oluşturduğunu söyleyen Erseven, AVM giriş ve çıkışlarının trafiğe uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

Yüksek Hafif Raylı Ulaşım Sistemi Önerisi

USAD’ın eylem planında dikkat çeken önerilerden biri de Yüksek Hafif Raylı Ulaşım Sistemi oldu. Erseven, bu sistemin Atakule, Anıtkabir, Kızılay ve Ulus gibi yoğun yaya trafiğinin olduğu bölgelerde uygulanabileceğini söyledi.

Ücretsiz sunulacak bu sistem, toplu taşımayı cazip hale getirir, araç kullanımını azaltır ve karbon salınımını düşürür. Bu sistem hayati öneme sahiptir.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *